Küçük bir kedi yavrusu gibi bağlanmak lazım hayata. Gözlerimizi açtığımız anlardaki gibi olmak lazım. Masum ve yalansız…

Bizler asla böyle olamıyoruz maalesef, yalan söylüyoruz her bir insana. “İnsanoğlu çiğ süt emmiştir” olayını doğrular gibi üstüne üstüne gidiyoruz yalanlar ile insanların. İnanmak istemediğimiz yalanlara insanlarla beraber biz de inanıyoruz. Düşüncelerimizi saklıyor, arkadaşlarımızı kandırıyor, bazı şeyler için beklemeye alıp tüm hayallerimizi bağırıyoruz…

Yalan söylüyoruz insanlara ve hiç acımadan onların kalbini kırıyoruz. Düşüncesiz davranıyoruz, seviyoruz ama aldatıyoruz… Bizden beklenmeyecek hareketler yapıyoruz ve dost olarak bizi bilen kişilerin karşısına bazen öyle bir şekilde çıkıyoruz ki, onlar bile bizlere neler diyeceklerini şaşırıyorlar.

Hani Cem Yılmaz’ ın son çıkan DVD sinde diyor ya kendisi ” Erkekler dünyanın en masum yaratıklarıdır. Yalan söyleyemezler“, işte bu durumda da hani kadınlara “Master Degree” diyerk yalancı diyor ya, işte bunlar da yalana kaçan laflar -sözüm meclisten dışarı-. Çünkü her birimiz bilsek de bilmesek de -ki genelde isteyerek ve bilerek- yalan söylüyoruz. Masum ve küçük bir kedi yavrusu olamıyoruz…